akıp gidiyor işte zaman batık bir gemi olana kadar yüzüyoruz, denizlerde okyanuslarda, göllerde küçük bir delik bizi yok edene kadar çürüyor bir yerlerimiz su...
Kimsesiz bir çocuğun, "bir daha hiç ağlamayacağım" sözü gibi tutulamıyor aşk sözleritutulamıyor aşk, istenmediği yerdeçekip gidiyor...
Bir şarkı sözü denemesi... :) annen annene söylemişseni bana katmışbeni sana yar yapmış dönüş yok sevgilimbu aşka annem karıştıama inan aşkımıza bu durum çok yakıştı...
Adını bilmiyorum… Yaşı dokuz Star Haber Bülteni’nde Turgut Erat mikrofon uzatıp soruyor ona, “Aktütün’de çocuk olmak nasıl” Yaşı dokuz söyledikleri binyüzondokuz sanki… Yüzyıllardır yaşıyor bu...
Çay bardağına damlayan alın teriEllerinde, tutmayan nasırların izleriBir yorgunluk ağacına susamışlığındırkalbindeki şu sancı… Gidelim dersem buralardan gelmek istersinAma yine de gitmenin kolay olmayacağı bir...
Kalbini bırakmışsın bir köşeye… köpekler işemiş üstüne, gülüp geçmişsin karşı kaldırımdan onları seyrederken… Bakma anlıyorum ben seni… Eskiden bir kanat çırpışın vardı, bir süzülüşün, kuşların...
Hayat bütün sırlarıyla bizi bin bir çeşitte incitip kırarken, yolun yarısına geldiğimizde karşı kaldırımda ki adamdan farkımız olmadığını anlıyoruz. Hayat boğazımızı sıkıp dururken, yakamızı...
sizden çok önce gelmişti aşk bu şehre hayata on kala trenlerinde yolculuk ederken siz daha Aşk annenizi beceriyordu şehrin tenha gecelerinde
Yıllar önce, haber merkezinde muhabirlik yaptığım sıralardı. Telsizden polis memurunun hüzünlü sesinden duymuştum iki kişinin birlikte köprüden atladıkldrını: "Merkez, boğaz köprüsünden iki kişinin el ele...
Neredesin sevgili kardeşim neredesin! Bu yorgun, bu yılgın, bu anlamsız oyunda sen hangi cephedesin...
Sözün var bir kadına!... Ona bendeki, "benim İstanbul”u anlatacağım… Boğaza karşı kahvelerindeki püfür püfür dost sohbetlerini, balık ekmeğin tadını, şehir hatları vapurlarının insana martı olma...
Sezen Aksu’nun söylediği “Eskidendi’ şarkısını her dinlediğimde anılarım depreşiyor. Eskimeye başladığımı hissediyorum... “Henüz kimseye küsmemiş, kimse henüz ölmemişken” Ölümü en yakınımda hissettiğimde 20 yaşındaydım. Uçarı,...
Senden nefret ettiğimi hissediyorsun değil mi? Şimdi diyeceksin ki, "bu nefretin içinde tutkulu bir aşk var"... Hani, "nefret ve aşk ikiz kardeştir" dderler ya. Oysa...
Vapurun üst katındaki açık bölümünde kendine oturacak yer bulmuş, rüzgara rağmen kitabını okumaya çalışıyordu. Okuyup okumamak arasında kendisiyle mücadele ettiği sırada birden akordeondan yayılan müziği...
Şiire www.felsefeekibi.com sitesinde rastladım. Bana bir çok çağrışımlar yaptı. Şiirin adı yoktu. Haddim olmayarak isim buldum şiire. Ama en azından kendi içinden bir söz: "dağınık...
Ortasında hayatın bütün yolların üzerine çarpı çekip gerisin geriye dönmek… Gidebileceğimiz en son yer ışığı ilk gördüğümüz nokta. Sahi filmi baştan çekebilir miyiz? Oyuncular, replikler,...
çok mutsuzum öyle mutsuzum ki acısını hissedemeyecek kadar umutsuzum çıkıp yüksek binanın tepesine atlasam ölmeyecek kadar umutsuzum çok mutsuzum
Dışarıda yağmur yağıyordu. Konuşmadan oturmuş şarabın ve müziğin keyfini çıkartıyorlardı. Hüzünlü bir keyifti bu. Hüzün: Acıların katlanılabilir bir kıvamda yaşanması. Onlarında hissettikleri tam böyle bir...
bugün matematikte hayatgen çizmeyi öğrendik anne. köşeleri keskin, kenarları eşit değil. önce herkes öğretmeni sıfırla çarptı. farz ettik ki, parmaklarımızla tuttuğumuz kalem değil de sigaradan çıkıyordu serseri ruhumuz biliyorum,...